
01/10/2026
Kedi ve köpeklerde kulak kaşıntısı, baş sallama, kötü koku, kızarıklık, ağrı ve kulak kanalında akıntı sık karşılaşılan şikâyetler arasındadır. Ancak birbirine oldukça benzeyen bu belirtiler farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Parazitler, bakteriler ve mayalar kulak hastalıklarında rol oynabildiği gibi; alerjik hastalıklar, yabancı cisimler ve kulak kanalındaki diğer problemler de benzer bir klinik tablo oluşturabilir. Bu nedenle yalnızca kulağın görünümüne veya akıntının rengine bakılarak tedaviye karar verilmesi her zaman doğru sonuç vermeyebilir.
Kulak muayenesinin önemli basamaklarından biri otoskopik değerlendirmedir. Otoskop ile dış kulak yolu incelenerek kızarıklık, akıntı, yabancı cisim, kitle ve kulak zarının durumu değerlendirilebilir. Ardından kulaktan alınan örneklerin mikroskop altında incelenmesi, problemin altında yatan nedenin belirlenmesine yardımcı olur. Özellikle kedilerde sık görülebilen Otodectes cynotis (kulak uyuzu) ve yumurtaları mikroskobik incelemeyle doğrudan görülebilir.
Kulak örneklerinden hazırlanan ve boyanan sitolojik preparatlarda ise bakteriler, Malassezia türü mayalar ve inflamatuvar hücreler değerlendirilebilir. Mikroorganizmaların türü, miktarı ve inflamasyonun özellikleri tedavi yaklaşımının belirlenmesine yardımcı olur. Tekrarlayan, şiddetli veya tedaviye yanıt vermeyen enfeksiyonlarda ise gerektiğinde kültür ve antibiyogram gibi ileri laboratuvar incelemelerine başvurulabilir.
Ümraniye Belediyesi Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nde kulak problemi bulunan hayvanlarda klinik muayene, otoskopik değerlendirme ve gerekli durumlarda mikroskobik inceleme birlikte kullanılmaktadır. Çünkü aynı belirti her zaman aynı hastalık anlamına gelmez. Kaşıntının parazitten mi, bakteriyel veya mayalara bağlı bir enfeksiyondan mı yoksa farklı bir temel hastalıktan mı kaynaklandığının araştırılması, doğru ve hedefe yönelik tedavinin planlanmasında önemli bir basamaktır.