KEDİ VE KÖPEKLERDE KALP HASTALIKLARI NASIL TESPİT EDİLİR?

01/10/2026

handglass

KEDİ VE KÖPEKLERDE KALP HASTALIKLARI NASIL TESPİT EDİLİR?

Kedi ve köpeklerde kalp hastalıkları her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmayabilir. Bazı hayvanlarda uzun süre herhangi bir klinik bulgu görülmezken; hastalık ilerledikçe çabuk yorulma, egzersiz isteğinde azalma, hızlı veya güç soluma, öksürük, halsizlik, bayılma ve karında sıvı birikmesine bağlı şişlik gibi belirtiler gelişebilir. Özellikle kedilerde kalp hastalıkları sessiz seyredebildiğinden, kalbin değerlendirilmesinde klinik muayene ile farklı görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanılması önem taşır.

Kalp değerlendirmesinin ilk basamaklarından biri oskültasyondur. Stetoskop ile kalp hızı ve ritmi değerlendirilirken üfürüm, ritim düzensizliği veya normal dışı kalp sesleri araştırılır. Ancak kalp hastalığının yalnızca stetoskopla kesin olarak belirlenmesi mümkün değildir. Gerekli durumlarda toraks radyografileri ile kalbin genel büyüklüğü ve şeklinin yanı sıra akciğerler ve göğüs boşluğu değerlendirilerek kalp hastalığına eşlik edebilecek pulmoner ödem veya plevral sıvı gibi değişiklikler araştırılabilir.

Kalbin yapısının ve çalışma biçiminin daha ayrıntılı değerlendirilmesinde ekokardiyografi önemli bir görüntüleme yöntemidir. Ultrasonografi ile kalp odacıkları, kalp duvarları, kapakçıklar ve kalbin kasılma fonksiyonu gerçek zamanlı olarak incelenebilir. Doppler ultrasonografi ise kalp ve büyük damarlar içerisindeki kan akımının yönü ve hızı hakkında bilgi sağlayarak kapak hastalıkları, anormal kan akımları ve çeşitli kardiyak problemlerin değerlendirilmesine yardımcı olur. Böylece kalbin yalnızca anatomik yapısı değil, fonksiyonel olarak nasıl çalıştığı da incelenebilir.

Ümraniye Belediyesi Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nde bulunan Doppler ultrasonografi sistemi, gerekli görülen hastalarda ekokardiyografik ve Doppler değerlendirmelerin gerçekleştirilmesinde kullanılmaktadır. Kalp hastalığından şüphelenilen kedi ve köpeklerde klinik muayene ve oskültasyon bulguları; radyografi, ekokardiyografi, Doppler inceleme ve gerektiğinde laboratuvar sonuçlarıyla birlikte değerlendirilerek hastaya özgü tanı ve takip süreci planlanmaktadır. Böylece amaç yalnızca bir kalp hastalığının varlığını belirlemek değil, hastalığın kalbin yapı ve fonksiyonları üzerindeki etkisini de ortaya koymaktır.