
01/10/2026
Kedi ve köpeklerde göz hastalıkları; travmalar, enfeksiyonlar, yabancı cisimler, kornea hastalıkları, doğumsal veya sonradan gelişen göz kapağı bozuklukları ve göz içi basıncındaki değişiklikler gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Bakımevine getirilen hayvanların geçmiş sağlık öykülerinin çoğu zaman bilinmemesi ve bazı göz hastalıklarının kısa sürede ilerleyebilmesi nedeniyle gözün ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kızarıklık, akıntı, gözün kapalı tutulması, bulanıklık, göz küresinin görünümünde veya boyutunda değişiklik ve görme kaybı gibi bulgular farklı hastalıkların belirtisi olabilir.
Göz muayenesinde yalnızca gözün dış görünümü değil; kornea, konjonktiva, göz kapakları, pupilla ve gözün iç yapıları birlikte değerlendirilir. Kornea hasarı veya ülser şüphesinde floresan boyama, gözyaşı üretiminin değerlendirilmesinde Schirmer gözyaşı testi, glokom veya üveit gibi hastalıklardan şüphelenildiğinde ise tonometre ile göz içi basıncı ölçümü tanıya yardımcı olur. Gözün iç yapılarının doğrudan değerlendirilemediği uygun olgularda ultrasonografik incelemeden de yararlanılabilir.
Özellikle sahipsiz hayvanlarda travmaya bağlı kornea yaralanmaları, ülserler, enfeksiyonlar, göz kapağı bozuklukları ve göz küresinde ciddi hasarlar ile karşılaşılabilmektedir. Tedavi; hastalığın nedenine, gözde meydana gelen hasarın derecesine ve görme fonksiyonunun korunabilirliğine göre planlanır. Bazı hastalarda medikal tedavi yeterli olurken, korneanın bütünlüğünü tehdit eden veya diğer göz dokularını etkileyen durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Ümraniye Belediyesi Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nde göz hastalıklarının cerrahi tedavisine yönelik çeşitli operasyonlar gerçekleştirilmektedir. Kornea ve göz yüzeyinin korunması amacıyla tarsorafi, göz kapağının içe dönmesiyle oluşan entropionun cerrahi olarak düzeltilmesi, göz kapağı ve göz çevresindeki tümörlerin eksizyonu bu uygulamalar arasındadır. Üçüncü göz kapağı bezinin dışarı çıkmasıyla oluşan ve halk arasında “kiraz göz (cherry eye)” olarak bilinen hastalıkta ise bezin fonksiyonunun korunması amacıyla Morgan cep tekniğiyle anatomik konumuna yerleştirilmesi sağlanmaktadır.
Erken tanı ve uygun tedavinin temel amacı mümkün olduğunca görme fonksiyonunu ve gözün anatomik bütünlüğünü korumaktır. Ancak ileri derecede travma, geri dönüşü olmayan göz hasarı, kontrol altına alınamayan ağrı, ciddi enfeksiyon veya gözün fonksiyonunu tamamen kaybettiği bazı durumlarda gözün korunması mümkün olmayabilir. Böyle olgularda göz küresinin cerrahi olarak uzaklaştırılması, hayvanın kronik ağrı ve rahatsızlıktan kurtarılması için uygulanabilir.
Bakımevimizde göz hastalıklarına yaklaşımda temel hedef; hastalığın doğru yöntemlerle değerlendirilmesi, mümkün olan durumlarda gözün ve görmenin korunması, bunun mümkün olmadığı ileri vakalarda ise hayvanın ağrısız ve konforlu bir yaşam sürdürebilmesidir.